Üçüncünün cazibesi: Bir gebelik ve hoş geldin sürprizi

Üçüncünün cazibesi: Bir gebelik ve hoş geldin sürprizi

Üçüncü gebelik testimden hemen önce, liseden bir arkadaşımı aradım. Yıllardır konuşmamıştık, ama tanıdığım tek anneydi.
Bana “Yapman gereken tek şey bir test almak, sonra hayatın sonsuza kadar değişecek” derken gülüyordu.
Haklıydı. İlk test sonucuna inanmak istemedim, ikincisi beni gülümsetti, üçüncü testi yaptırmak istediğimi eşim Erdem’e söylediğimde ikimiz de çok şaşkındık.
26 yaşımdaydım, İstanbul’da, küçük bir apartman dairesinde yaşıyorduk. İki ev arkadaşımız daha vardı, çünkü kirayı tek başımıza ödeyemiyorduk. Onlar da bizim gibi 20’lerinin sonlarına yaklaşıyorlardı ve pek de çocuk yanlısı sayılmazlardı.
Ne var ki üç yıldır birlikte yaşıyorduk. Oturup çocuklar hakkında konuştuk ve üç yıl daha beklemeye karar verdik. Daha sonra İzmir’e taşınıp çocuklarımızı orada büyütecektik. Ama üç yıl oldu bize üç ay. Çünkü tam üç ay sonra gebelik testim pozitif çıktı.
Gebelik haberi benim için bile şaşırtıcıydı ama aslına bakarsanız beklemiyor da değildim. Periyodunu takvime işaretleyenlerden değilim. Aksine, olduğu gün farkına varırım. Doktoruma 13 Şubat günü normal kontrol için gidecektim. Ama 10 Ocak günü arayıp durumu anlattım, daha fazla bekleyemeyecektim.
Üç farklı gebelik testi yaptım. Her birinde pozitif haberini aldıkça mutluluğum giderek arttı.

Bunları okudunuz mu: